Anasayfa > Bilişim Haber, Geleceğe yönelik firmalar > 8. Uluslararası ODTÜ Robot Günleri

8. Uluslararası ODTÜ Robot Günleri

12-13 Mart’ta 8. ODTÜ Robot Günleri‘ne katılmak üzere Ankara’ya gittik. Güzel bir yarışma süreci ve konaklama ile başarılı bir organzasyona ev sahipliği yaptı ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi. Biz de katılımcı olarak bu yarışmada tasarım projemizi serbest kategoride yarıştırdık . İki gün boyunca tasarım projemizi jüriye tanıttık. Jüri üyeleri ODTÜ hocaları ve Ankara’da ki şirketlerden katılımcılardı. Yeni profesyonellerle tanışmak, görüşlerini almak ve bakış açılarını kavramak iyi bir deneyim oldu.

Öğrenciler vardı değişik üniveristeden yarışmaya katılmış. Görüntü işleme konusunda çalışmalarıyla, eczacı ve hasta bakan robotlarıyla… Kinexler ile hazırlanan tank projesi oldukça zevkli görünüyordu. Bir de gayet özenle büyük miktarda parayla hazırlanmış projeler vardı. Katılan liseli öğrenciler genellikle çalışmalarını turnuvalar üzerine kurulmuş. Özellikle iki lise grubu çizgi izleyen ve sumo robotlarda epey başarılı oldu. Ödüllerin çoğunu almaları onlar bir dahaki sene için kamçılayacaktır galiba Bu gibi destekleyici ve geliştirici ortamlarda onlar için güzel fırsatlar var girişimci gençler için. Her durumda böyle yarışmalara katılmak gerekli diye düşünüyorum.

Aselsan organizasyonun ana sponsoruydu. Dünya ülkelerinin savunma bakanlıkları arasında yapılan bir yarışmada ilk dörde girmeyi başarmış insansız araç vardı standlarında sundukları. Bu araç dolaştığı bölgenin haritasını çıkarabiliyor. Üzerinde bir kamera bulunduruyor, telsizle haberleşiyor ve veri iletiyor.

Genelde güzel projeler vardı, ilgili ziyaretçileri de vardı ancak her ne kadar bu yarışmada gayet güzel projeler bulunsa da, genellikle teknik incelemelerde dahi popülizmin toplumumuza yerleşmiş bir eksik olduğunu çok rahat görülebiliyordu. Teknik incekemeler bilinmiyor, projelerin çalışma prensipleri derinlemesine araştırılmıyor. Eğitimde hala eksiklerimiz var hem lisede ve dahi üniversitede. Sanat incelemelerimiz gibi teknik incelemelerimizde de birkaç nokta gözden kaçıyor. Zevkli olana yöneliyoruz daima ve renkli olana yaklaşıyoruz. Karşılıklı satranç oynayabileceğiniz bir makine sunulmaktaydı. Bu bence özel bir projeydi şöyleki daha ayrıntılı yazılımsal algoritmalar gerektiriyordu. Tabi ki klasik bir çalışma ve algoritmalar da her yerden kolayca sağlanabilir… Benzerlik bakımından bana okuduğum Mekanik Türk kitabını hatırlattı bu çalışma…

Bizim projemiz henüz gelişmekte, bitirme projesi değişik bir boyut kazandırmayı istemekteyiz. İlk dönemki tasarım projemiz için hazırladığımız şekliyle katıldık yarışmaya ve jüri karşısına çıkmak istedik. Biraz ek parçalarla destekleyebilirdik ancak asıl konumuzu, odak noktamızı değiştirmek bizim için uygun değildi. Çalışmamızın beğeni topladığını söyleyebilirim. Çalışmamıza benzeyen ve Türkiye’nin güncel konusu olan insansız hava aracı ilk 3′e girebildi.

Organizasyona daha geniş bir katılım daha iyi olabilirdi. Özellikle işverenler, endüstriciler ve farklı üniversitelerden akademisyenlerden beklediğim talep olmadı malesef. Onlar için farklı fikirleri ve yenilikleri yeni kuşaktan takip etmek için olumlu bir zamandı ancak bu fırsatı değerlendirmedikleri kanaatindeyim. Üniversite öğrencilerindeki yetenek ve potansiyel ile sanayi desteğinin buluşması açıkça ülkemize çok şey katacaktır. Devlet üniversitelerinden gelen öğrencilerin genel sıkıntısı proje için gereken maddi kaynağı karşılamakta destek bulunmaması ve fikirlerinin sınırlanıyor olması. Halbuki yapılabilecek çok şey var, geliştirebilecek yetenek var sadece kaynaklar ve imkanlar sınırlı.

Üniversite ile sanayi arasında güven ortamı olmalı. Birbirine güvenmeyen, emeğinin karşılığını alamayacağını düşünen kurumlar arasındaki böyle önyargılar yıkılmadıkça, araştırma ve geliştirme çalışmalarına ayrılacak bol miktarda paranın kurumların duvarları içindeki sınırlı insan kaynağıyla yönetilmesi ve sonuçta minimum verim elde edilmesine katlanılmaya devam edilecektir.

Sanayi desteği sadece teknik alanda olmamalı toplumsal kalkınmada sosyal çalışmaların etkisi kesinlikle büyüktür. Avrupa’da gerçeğin fakına varıldığını, sanayi ile üniversite ilişkisinin öğrencilerin hem teknik altyapısını güçlendirmekle hem de sosyal alanda aralarında rekabet oluşturmakla dengeli bir şekilde sağlandığını bilmeliyiz. Bu konuda iyi bir örnek Macaristan’dan…

Doğu Avrupa’da bir ülke Macaristan…

Miskolc ülkenin üçüncü büyük şehri ve üniversitesi de aynı derecede başarılı durumda. Üniversite maden ve ağır sanayi konusunda araştırma ve geliştirmeler yürütmek üzere kurulmuş önceleri. Son yıllarda elektrik ve elektronik mühendisliği bölümü de açılmış. Çalışanlar araştırmalarını gayet iyi ve hırslı bir şekil de yürütmekteler. Ve söylemek gerekir ki üniversite-sanayi işbirliği ile kısa zamanda ülkemizdeki köklü saydığımız, kendi imkanlarıyla kavrulan bir çok mühendislik fakültesine fark atmak üzeredir bu bakımdan. Ülkede bulunan üretim ağı, fabrikalarda gerekli iş gücünü temin etmek üzere üniversite öğrencilerine yönelmişler onlara yarı zamanlı ve tam zamanlı işler sunmaktalar. Siemens, Bosh, Audi gibi firmalar etkisini üniversite üzerinde göstermiştir. Tamamıyla Siemens tarafından düzenlenmiş PLC laboratuvarları, National Instrument ve Texas Instrument tarafından eqipman sağlanmış elektrik ve elektronik laboratuvarları bulunmakta. Bosh ile üniversite sürekli bir şekilde olabildiğince geniş olanaklarla spor faaliyetleri düzenlenmektedir. Öğrencilere yarı zamanlı işler sunmakta ve onları yetiştirmektedir, son yıllarda Türkiye’de Bursa’da da bu gelişmekte olduğunu görmeteyiz her şehre yayılması amaçlanmalıdır. Yine Bosh her yıl kendisi tarafından sağladığı ekipmanlar ile organize edilen elektromobil yarışması tüm ülkeden gelen hatta Hırvatistan, Slovakya gibi cevre ülkelerdeki üniversitelerden katılımcılarla gerçekleşmekte. Çoğu organizasyon öğrenciler yardımı ile organize etmektedir ve kendilerine verilen güveni faaliyetlerde gösterdikleri başarılarıyla haketmektedirler. Bu faaliyetlerin bir güzel yönü ve ilginçliği de toplumla iç içe gerçekleşebilmesidir. Üniversite şehirle bütünleşik ve bir mahalle bir sokak gibi güvenlik tedbirleri olmadan tüm insanlara açık.

Büyük şirket olmak günümüzde insanına verdiği değerle biçiliyor olacak, müşterilerinde ve çalışanlarında ayırdığı hizmet payı önemli olacak. Kendini toplumundan, çalışanından ve gelecekteki yöneticisini yetiştirecek üniversitelerden uzak tutan şirketler beklediği ilgiyi de göremeyeceklerdir. Örneğin Bosh şirket yapısıyla, çalışanlarına verdiği önemle, ürünlerinin kalitesiyle büyük bir şirket olmuş ancak felsefi alanda da bir marka olmuştur ki ticari felsefesiyle Robert Bosh’un o özlü sözünü zaten her an hatırlamaktayız… Enes TOP

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: